Doğduğumuz andan itibaren çeşitli araçlar vesilesiyle iletişim kurmaya odaklı bir şekilde yaşama başlarız. Öyle ki ağladığımızda gidermek istediğimiz bir ihtiyacımız vardır yahut bebeklerin o ilk sesleri çıkarmaya başladığı babıldama evresinde dahi bir iletişim isteği yatmaktadır.

Diğer insanlarla iletişim kurmak, etkileşim içinde bulunmak insanlığın en temel ihtiyaçlarından biri olmuştur. İletişim kurmaktaki başlıca amacımız anlaşılmaktır. Anlaşılmak ihtiyaçlarımızın karşılanmasına olanak tanıyacak, aynı zamanda da psikolojik ve sosyal anlamda büyük katkılar sunacaktır.

İnsanoğlu doğuştan bu anlaşılma ihtiyacını beraberinde getirse de kendisini iyi bir şekilde ifade edebilme yetisi doğuştan gelmemektedir. Bu yeti insanın elinde olan, gelişmeye açık bir faktör olarak varlığını sürdürmektedir.

Kişinin kendisini güzel bir biçimde ifade edebiliyor oluşu, anlama ve anlaşılma ihtiyaçlarını problemsiz bir biçimde giderebilmesi, dinleyiciler üzerinde önemli ve olumlu tesirler bırakabilmesine güzel konuşma sanatı denmektedir.

Hayatta öyle durumlar yaşanmaktadır ki kişinin performansı ne kadar kusursuz olursa olsun yahut ortaya koyduğu iş, çıkardığı ürün ne kadar önemli olursa olsun bazen bu güzel işlerin kaderini kişinin ağzından çıkan tek bir olumsuz, talihsiz sözcük etkileyebilmektedir. İnsanın yaptığı işi karşıya güzel bir şekilde aktarabilmesi, sözcüklerin büyüsüyle ortaya koyduğu çalışmalardan fazlasını da alması kaçınılmazdır. İşte yine bunlara vesile olan faktör olarak karşımıza çıkan olgu güzel konuşma sanatıdır.

Yukarıda da ifade edildiği gibi güzel konuşma sanatı doğuştan gelmediği gibi sonradan kişinin gayretiyle edinilebilecek bir yetkinliktir. Bunun için ise izlenilmesi gereken adımlar son derece kolaydır. Ancak kolay olduğu emeği gerektirmediği anlamına gelmemektedir. Kişinin kendisine karşı sabırlı olarak ve istikrar sağlayarak yapabilecekleri adımlardan bazıları şunlardır:

Karşıdakini Duymak

Çoğu insanın atladığı ama güzel konuşma sanatı için olmazsa olmaz bir faktördür karşısındakini insanı duyması. Böylelikle karşılık olarak vereceği cevap, yapacağı konuşma da aynı nitelikte güzel bir ürün olacaktır. Karşısındakini duymak terimi ise yalnızca dinlemek, herhangi bir insanı işitmek gibi anlamların ötesinde olan bir boyuttur. Duymak, insanın başka bir insanı bütün olarak anlaması, sözcüklerle sınırlı kalmayıp beden dilini de okuması anlamlarına gelmektedir.

Mevcut Kaynakları Kullanmak

Güzel konuşmak günümüzde pek çok insan tarafından bir sanat olarak kabul görmektedir. Bu sebepten ötürü de insanlar gerek kişisel gelişim gerek de başarılarına yapacağı olumlu katkıdan ötürü daha fazla talepte bulunmaya başlamışlardır.

Bu ihtiyaca binaen de çok sayıda kurs, online eğitim, bu konuyla alakalı yazılmış çok sayıda kitap bulunmaktadır. İnternet ortamında buna dair pek çok sayıda video bulmak da mümkündür. Eldeki ve çevredeki mevcut kaynakları kullanmak yeterli olabilmektedir.

Kendinden Emin Olmak

İnsanların herhangi bir işte başarısını etkileyen en başlıca faktörlerin başında şüphesiz kendinden emin olma duygusu yatmaktadır.

Kişinin konuşmaya başlarken kullandığı sözcükler, beden dili hatta oturma şekli ve gülüşü dahi kendinden emin bir tesir uyandırdığı takdirde karşı taraftan güzel bir karşılık bulacaktır.

Düşüncelerinizi Paylaşın